logo

Ailevi Akdeniz Ateşi tedavisi için yeni umut!

Faz 2 çalışmalarının 2018 yılında hayata geçmesi planlanan ilacın, Türkiye’de geliştirilerek, 2020’li yıllarda tüm dünyadaki AAA hastalarının tedavisinde yeni bir umut ışığı olması bekleniyor

Ailesel Akdeniz Ateşi (AAA) hastalarının tedavisinde yeni bir umut olma potansiyeli taşıyan bir ilaç adayına ait bilimsel veriler, Amerikan Romatoloji Derneği’nin düzenlediği kongrede bilim insanları ile paylaşıldı.

VERİLER İLK KEZ SUNULDU

İHA’nın haberine göre; Amerika Birleşik Devletleri’nin San Diego şehrinde 3-8 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleşen Amerikan Romatoloji Kongresi’ne 100’e yakın ülkeden 17 binin üzerinde bilim insanı katıldı.

Ailevi Akdeniz Ateşi ve bu gruba giren benzer hastalıklar için kullanılacak önemli olan biyolojik ürünün Türkiye’de yapılan Faz 1 sağlıklı gönüllü araştırmasına ait umut verici sonuçlar, 7 Kasım 2017 tarihinde İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Gül’ün sunumu ile dünya romatoloji camiası ile paylaşıldı. Oldukça ilgi çeken bilimsel posterin içeriğindeki veriler, pek çok ülkeden bilim insanına ilk kez sunuldu. İnteraktif geçen sunum bölümünün ardından dinleyiciler çalışma ve ilaç adayı molekülle ilgili sorularını yönelttiler.

AAA HASTALARI İÇİN YENİ BİR UMUT IŞIĞI

Faz 2 çalışmalarının 2018 yılında hayata geçmesi planlanan ilacın, Türkiye’de geliştirilerek, 2020’li yıllarda tüm dünyadaki AAA hastalarının tedavisinde yeni bir umut ışığı olması bekleniyor.

AAA’nın, Akdeniz ve Ortadoğu kökenli toplumlarda sık görüldüğü ifade eden TRPharm Genel Müdürü Mehmet Göker, “AAA hastalığı, Türkiye’de binde bir oranında görülmektedir. Ülkemizde 5 kişiden birinin taşıyıcı olduğu öngörülmektedir” bilgisini verdi. Bu hastaların yüzde 10’unun tedavi olamadığını vurgulayan Göker, “RPH-104 biyoteknolojik ilaç, bu hastaların yaşam sürelerini uzatabilecek” diye konuştu.

Bu hastalığı taşıyanların yüzde 5-10’unda, maksimum dozda mevcut tedaviye rağmen iltihabın baskılanması ve komplikasyonların önlenmesinin mümkün olmadığının altını çizen Göker, şöyle konuştu: “Bu hastaların mutlaka yeni tedavilere ihtiyacı var. Yapılan erken çalışmalar, iltihap maddesinin engellenmesinin mevcut tedaviye yetersiz yanıt veren hastalarda son derece başarılı sonuçlar verdiğini gösterdi. O nedenle, Türkiye’de yeterli yanıt alamadığımız hastalar için kullanabilecek, kolay ulaşılabilecek ve maliyeti yüksek olmayan bir ilaç geliştirilmiş olacak”.

Kaynak:HaberTürk

Share

Yeni Yorumlar Kapalı.